Eskişehir’in Haberi
Erkan Kantarcı

Işığın Bahçıvanı -Öğretmenlerimize –

Işığın Bahçıvanı -Öğretmenlerimize –
Bu haber 25 Kasım 2017 - 8:09 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Dünyaya bin kere gelse, bininde de öğretmen olmak isteyecek, mesleğine âşık bir öğretmendir bu yazıyı kaleme alan.
Mustafa Kemal Paşa’nın, Yunanlıların Polatlı’ya yaklaştıkları, Milli Mücadelenin en ümitsiz günlerinde Ankara’da Eğitim Kongresi düzenlediğini ve “cehaletle savaş, düşmanla savaştan daha az önemli değildir” dediğini hatırlatarak yazıma başlamak istememiz de bundandır.
24 Kasım, 1928 yılında Latin harflerinin 1 Kasım 1928 tarihinde kabulünün ardından Millet Mektepleri’nin açılmış ve okuma yazma seferberliği başlatılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün de “Başöğretmen” olduğu gün, 1981’den beri ülkemizde “Öğretmenler Günü” olarak kutlanıyor.
Fakat çağımızda da öğretmenlerin ve eğitim sistemimizin sorunları bitmek bilmiyor.
Atanamayan genç meslektaşlarımızın psikolojisinden, Anadolu’nun köylerinde hâlâ tezekle ısınan birleştirilmiş sınıflara, özel sektörde düşük ücretle,yoğun çalışma temposunda ve iş güvencesi olmadan çalıştırılan öğretmenlere kadar onlarca sorunla baş etmeye çalışan bir emekçi kitledir aslında bahsettiğimiz.
Öğretmen performansının ölçülmesi adına vahim bir uygulama olan öğrenci tarafından öğretmene not verilmesi ise kabullenilir gibi değildir.
Çağımıza ayak uydurarak eğitim sistemimizi de sonuca odaklı değil, sürece odaklı şekilde revize etmeliyiz. Öğretmen, kuru kuruya bilgi aktaran olmaktan çıkartılarak, üretken, sorgulayan, araştıran, okuyan nesiller yetişmesi için mihmandar olmalıdır.
Sınava odaklı bir sistem yerine, öğrenci, okulda edindiği bilgi ile hem kendi yaşamına şekil vermeli hem de ülkesinin kalkınması için yeni yeni bilgiler üreterek çalışmalar yapmalıdır. Öğretmen, öğrencinin bilgiyi sorgulayan, sorunlardan kaçmayıp çözebilen, hayata hazır bir insan olarak yetişmesi için uğraş vererek ona yardımcı olmalıdır.

 

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren eğitim ve öğretime büyük önem verilmiştir. 1940’ta, dünyaya örnek olan ve bize özgü bir eğitim hamlesi niteliği taşıyan Köy Enstitüleri kurulmuş, bu okullarda; ülkenin o günün şartlarına uygun, köyden kalkınmayı hedefleyen ve ülkenin kalkınmasına yönelik çalışmalar yapacak öğretmenler yetiştirmek olmuş, pek çok sanatçı, eğitimci, yazar ve bilim adamı yetişmiştir.

Daha sonra günün siyasi şartları ve gelişmeleri sonucunda Köy Enstitüleri kapatılarak, köylünün milletin efendisi olmasına müsaade edilmemiş ve ülkemizin en büyük eğitim hamlesi yarım bırakılmıştır.

Halbuki Mustafa Kemal Atatürk öğretmenlere hitaben yaptığı pek çok konuşmasında: “Arkadaşlar, yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askerlik, siyaset ve yönetim alanlarındaki devrimler, sizin; sayın öğretmenler, sizin toplumda ve düşünce yaşamınızda yapacağınız devrimlerdeki başarınızla gerçekleşecektir. Hiçbir zaman unutmayın ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.” Diyerek öğretmenlere verdiği önemi belirtmiştir.

Eflatun’un; “Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin elindedir. Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir” sözünde de belirttiği gibi barışı sağlamak, insan vücudundaki ruh ve güzelliği ortaya çıkarmak, ülkesine ve milletine yararlı öğrenciler çıkarmak amacına hizmet eden; görevde bulunan, emekli olan ve vefat eden tüm öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlarım.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA